İstanbul’un tarihi, 8.500 yıl öncesine dayanan arkeolojik bulgularla
ortaya konmuştur. Şehir, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları gibi
büyük devletlerin egemenliği altında gelişmiş ve farklı kültürlere ev
sahipliği yapmıştır.
Tarihî Derinlik
Roma İmparatorluğu’nun 4. yüzyılda genişlemesiyle, stratejik konumu
nedeniyle İstanbul, İmparator Büyük Konstantin tarafından başkent
olarak seçilmiştir. Şehir 6 yıl süren bir düzenlemenin ardından 330
yılında Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti olarak ilan edilmiştir.
"Yeni Roma" veya "Byzantion" olarak anılan bu şehir, halk arasında
"Polis" olarak bilinmiştir.
Roma İmparatorluğu’nun çökmesinin ardından, İstanbul Bizans
İmparatorluğu’nun başkenti olmuştur. 6. yüzyılda, İmparator Justinyen
döneminde altın çağını yaşamış ve Ayasofya gibi tarihi yapılar inşa
edilmiştir. 1204’te IV. Haçlı Seferi sırasında şehri işgal eden
Latinler, şehri talan etmiştir. Ancak 1261'de yeniden Bizanslılar
tarafından ele geçirilse de eski zenginliğine kavuşamamıştır.
1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul'u fethetmesiyle şehir,
Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olmuştur. Osmanlı döneminde
İstanbul, bilimin, kültürün ve sanatın merkezi haline gelmiş, cami,
sinagog ve kiliseler arasında hoşgörü ortamı oluşturulmuştur. Fethin
ardından, İstanbul hızla imar edilerek, eski halkına din hürriyeti ve
sosyal haklar tanınmıştır. Yüzyıl sonra, Türk sanatı şehri
şekillendirerek kubbeler ve minareler şehri süslemiştir.
1459’da İstanbul, dört idari birime ayrılmış ve 16. yüzyılda büyük bir
şehir olarak tanınmıştır. 1509’daki Küçük Kıyamet depremi sonrası
yeniden inşa edilen İstanbul, II. Beyazıt döneminde gelişmeye devam
etmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın yönetiminde, şehir 1520-1566
yılları arasında büyük eserler kazanmış, 18. yüzyılda ise Lale Devri
ile değişim rüzgarları estirilmiştir.
1918'de İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiştir. 6
Ekim 1923’te kurtarılan şehir, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin
kurulmasıyla başkentlik görevini Ankara’ya devretmiş olsa da kültürel
ve tarihi önemini koruyarak günümüze kadar gelmiştir.
Gezilecek Yerler ve Tarihi Mekanlar
Ayasofya
İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan Ayasofya, dünyanın en
tanınmış ibadethanelerinden biridir. 537 yılında son halini alan bu
yapı, aynı alanda üç kez inşa edilmiştir. Ayasofya, İstanbul’un
fethinden sonra camiye dönüştürülüp içi mihraplar, minber ve diğer
ibadet alanlarıyla zenginleştirilmiştir. Bir dönem müze olarak
ziyaretçilere açılan Ayasofya, bugün tekrar cami olarak ibadete
açıktır.
Topkapı Sarayı
Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı, 400
yıl boyunca sultanlara ev sahipliği yapmıştır. Sarayın içinde Harem,
Has Oda, Babü's-Saade gibi bölümler yer alır. Topkapı Sarayı’nda
Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamına tanık olabilirsiniz.
Kapalı Çarşı (Grand Bazaar)
550 yıldır varlığını sürdüren Kapalı Çarşı, İstanbul’un en büyük
çarşısıdır. Beyazıt'ta bulunan bu tarihi çarşı, birbirinden ilginç
dükkanları ve altın piyasasıyla ünlüdür. Kapalı Çarşı, canlı
ticareti ve İstanbul’un kadim ruhunu yansıtan atmosferiyle gezilmeye
değer.
Bozdoğan Su Kemeri
Roma döneminden kalma bu su kemeri, Unkapanı'nda yer alır ve
İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır. 1500 yılı
aşkın süredir şehre hayat veren Bozdoğan Su Kemeri, günümüzde trafik
akarken bile tarihi izlerini taşır.
Yerebatan Sarnıcı
Bizans dönemi eseri olan Yerebatan Sarnıcı, ihtişamlı sütunları ve
Medusa heykeliyle büyüleyici bir atmosfer sunar. Ayrıca bu sarnıç,
sanatsal etkinliklere ev sahipliği yaparak ziyaretçilere farklı bir
deneyim yaşatır.
Çemberlitaş
I. Konstantin’in anısına, MS 330 yılında dikilen bu sütun, zamanla
çevresindeki semte adını vermiştir. Çemberlitaş, Bizans
İmparatorları'nın büstlerini taşıdığı dönemden izler taşır ve
İstanbul’un dikkat çekici yapılarından biridir.
Galata Kulesi
528 yılında inşa edilen Galata Kulesi, İstanbul'un en bilinen
simgelerindendir. Haliç ve Boğaz’a hakim konumuyla eşsiz manzaralar
sunan kule, zamanında fener olarak kullanılmıştır. Bugün, kuleye
çıkarak İstanbul manzarasının keyfini sürebilirsiniz. Ayrıca kulenin
9. katındaki restoranda, muazzam manzara eşliğinde akşam yemeği
yiyebilirsiniz.
Ahrida Sinagogu
Balat’ta bulunan Ahrida Sinagogu, İstanbul’un en büyük sinagogudur
ve Makedonya’dan göç eden Yahudiler tarafından kurulmuştur.
Sinagogdaki dua kürsüsü, Nuh’un Gemisi’ni andıran yapısıyla dikkat
çeker.
Rumeli Hisarı
Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi sırasında inşa
edilen Rumeli Hisarı, Boğaz’a nazır konumuyla dikkat çeker. Bugün
müze olarak ziyarete açık olan hisarda, İstanbul’un fethine dair
birçok tarihi eser sergilenmektedir.
Yoros Kalesi
Beykoz’da bulunan Yoros Kalesi, İstanbul’un en güzel Boğaz
manzarasına sahip tarihi yapılardan biridir. Cenevizliler tarafından
uzun yıllar kullanılan kale, günümüzde hala etkileyici surlarıyla
gezilebilmektedir.
Anadolu Hisarı
Yıldırım Bayezit döneminde inşa edilen Anadolu Hisarı, Boğaz’ın
Karadeniz’e bakan yakasında yer alır. Bugün, çevresindeki kafeler ve
balıkçı tekneleriyle huzurlu bir atmosfer sunar.
Yedikule Zindanları
Fatih Sultan Mehmet tarafından askeri garnizona dönüştürülen
Yedikule Zindanları, İstanbul’un en büyük açık hava müzelerindendir.
Tarihi zindanlar, şehrin en dikkat çekici yerlerinden biridir.
At Meydanı (Hipodrom)
Bizans döneminde at yarışlarının yapıldığı At Meydanı, günümüzde
Sultanahmet Meydanı olarak bilinir. Meydanda bulunan Dikilitaş,
Yılanlı Sütun ve Alman Çeşmesi gibi yapılar dikkat çeker.
Haydarpaşa Tren Garı
Kadıköy’de yer alan Haydarpaşa Tren Garı, 1908’de inşa edilmiştir.
Tarihi gar, İstanbul'un önemli ulaşım merkezlerinden biridir ve
günümüzde kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
Alman Çeşmesi
Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından İstanbul’a hediye edilen
Alman Çeşmesi, 1901 yılında açılmıştır. Çeşme, Türk-Alman dostluğunu
simgeleyen tarihi bir yapıdır.
Dolmabahçe Sarayı
1856’da inşa edilen Dolmabahçe Sarayı, Batı mimarisinin izlerini
taşır. Saray, Atatürk’ün son günlerini geçirdiği yer olarak ayrıca
manevi bir değere sahiptir.
Aya Yorgi Manastırı
Büyükada’nın en yüksek noktasında yer alan Aya Yorgi Manastırı,
özellikle 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde dua ve dilekler için
ziyaretçilerini ağırlar. Ayrıca manastırın etrafındaki enfes manzara
da keşfedilmeye değer.
Fener Rum Patrikhanesi
Balat'ta yer alan Fener Rum Patrikhanesi, 1602 yılında bugünkü
yerine taşınmıştır. Tarihi yapısı ve dini önemiyle ziyaretçilere
farklı bir deneyim sunar.
Heybeliada Ruhban Okulu
Heybeliada’daki Ruhban Okulu, ihtişamını kaybetmeden ayakta duran
tarihi bir yapıdır. Okul, zaman zaman etkinliklere ev sahipliği
yaparak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Kuleli Askeri Lisesi
Çengelköy kıyısında yer alan Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul’un
önemli yapılarından biridir. Boğaz’a bakan bu tarihi okul, her gece
ışıklarla aydınlatılarak şehrin siluetini tamamlar.
Kız Kulesi
Üsküdar'dan 5 dakika uzaklıkta bulunan Kız Kulesi, İstanbul’un
simgelerinden biridir. Romantik atmosferiyle ünlü olan bu kule,
tekneyle ulaşılabilir ve evlenme teklifleriyle tanınır.
Süleymaniye Camii
1551-1557 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar
Sinan’a yaptırılan Süleymaniye Camii, Beyazıt’ta yer alır. Bu
muazzam külliye, cami, medrese, hastane, hamam, kütüphane gibi
birçok yapıyı içinde barındırır. Mimar Sinan’ın zekâsı ve yaratıcı
çözümleriyle cami, tarihe adını yazdırmıştır. Böcekleri uzak tutmak
için kullanılan devekuşu yumurtaları ve akustik hesaplamalar bunun
en güzel örneklerindendir.
Sultanahmet Camii (Mavi Camii)
1609-1617 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmet tarafından inşa
edilen Sultanahmet Camii, 6 minaresi ve zarif mavi İznik çinileriyle
ünlüdür. Ayasofya'nın tam karşısında yer alan bu cami, büyüklüğüyle
değil, zarafetiyle dikkat çeker. Dünya çapında Mavi Camii olarak
bilinir.
Eyüp Sultan Camii
Haliç kıyısında yer alan Eyüp Sultan Camii, Hz. Muhammed’in
bayraktarlığını yapan Ebu Eyyûb el-Ensarî’nin mezarının bulunduğu
yerdir. 1458 yılında Fatih Sultan Mehmet’in emriyle inşa edilen bu
cami, Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma törenlerine ev sahipliği
yapmıştır. Hem manevi hem de tarihî açıdan İstanbul’un önemli
simgelerindendir.
Ortaköy Camii
Boğaz manzaralı Ortaköy Camii, Sultan Abdülmecit tarafından 1853
yılında inşa ettirilmiştir. Neo-Barok mimarisiyle dikkat çeken bu
cami, büyük pencerelerinden içeri giren ışıkla muazzam bir atmosfer
yaratır. Ortaköy Meydanı’nda yer alan cami, İstanbul’un en güzel
manzaralarından birine sahiptir.
Fatih Camii
İstanbul’un fethinden sonra inşa edilen ilk selatin camisi olan
Fatih Camii, 1463’te tamamlanmıştır. İstanbul’un 7 tepe arasındaki
4. tepede yer alan cami, bugün barok esintileri taşıyan yapısıyla
dikkat çeker. Fatih Sultan Mehmet’in türbesi de burada yer
almaktadır.
Yeni Cami (Eminönü)
Eminönü'nde yer alan Yeni Cami, Safiye Sultan tarafından 1597
yılında başlatılmış ve 1665 yılında tamamlanmıştır. Süleymaniye ve
Sultanahmet camilerinin ardından inşa edilen bu cami, zaman içinde
“Yeni Cami” olarak anılmaya başlanmıştır. İstanbul’un siluetinde
önemli bir yer tutan bu cami, güvercinleriyle ünlüdür.
Nuruosmaniye Camii
Çemberlitaş’tan Kapalıçarşı'ya giderken karşılaşılan Nuruosmaniye
Camii, Osmanlı’nın ilk barok camisi olarak bilinir. İçindeki mermer
detaylar ve zarif vitray pencereleriyle dikkat çeker. Mimarisiyle
İstanbul’un estetik simgelerinden biridir.
Arap Camii
Karaköy’de gizli kalmış olan Arap Camii, 717 yılında Emeviler
tarafından inşa edilen ve İstanbul’da ilk ezanın okunduğu yer olarak
bilinen tarihi bir yapıdır. Bizanslılar tarafından kiliseye
dönüştürülmüş olsa da İstanbul’un fethinin ardından cami olarak
kullanılmaya başlanmıştır. Tavanındaki muazzam ahşap oymalar, camiyi
özel kılar.
Pierre Loti Tepesi
Haliç’in enfes manzarası, nostaljik atmosferiyle Pierre Loti Tepesi,
İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. Eğer
nostalji sizin için bir yaşam tarzıysa, burası ideal bir mekan. Eyüp
Sultan Camii ve Türbesi'ni ziyaret ettikten sonra teleferik ile
Pierre Loti Tepesi’ne çıkabilirsiniz. Yazın gazoz içebilir, kışın
ise sıcak çay içerek manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Tepede yer
alan kafelerde vakit geçirirken, pek çok film ve dizinin etkileyici
sahnelerine tanıklık etmiş olacaksınız.
Çamlıca Tepesi
İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan Çamlıca Tepesi, Boğaz’ı ve
Marmara Denizi’ni en iyi görebileceğiniz noktalardan biri. Büyük
Çamlıca Tepesi, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük camisi olan
Çamlıca Camii’ye ev sahipliği yapmaktadır. Üsküdar sırtlarındaki bu
tepeye, hem doğal güzelliklerin hem de İstanbul manzarasının keyfini
çıkarabileceğiniz pek çok kafe ve restorana sahiptir.
Otağtepe Parkı
Beykoz Korusu içinde yer alan Otağtepe Parkı, panoramik İstanbul
manzarası sunan başka bir mükemmel nokta. Bu parkta, Fatih Sultan
Mehmet Köprüsü ve Rumeli Hisarı’nı görerek güzel İstanbul
fotoğrafları çekebilirsiniz. Otağtepe Parkı, aynı zamanda düğün ve
özel organizasyonlar için de tercih edilen bir yer.
Safir Kule
İstanbul’un en yüksek binası olan Safir Kule, şehre yüksekten bakmak
isteyenler için harika bir fırsat sunuyor. 261 metre yüksekliği ile
dikkat çeken bu yapı, 66 katlıdır ve en üst katında bir seyir terası
bulunmaktadır. Burası, İstanbul’un en yüksek manzaralarından birini
sunuyor.
Heybeliada Ruhban Okulu
Heybeliada’daki Ruhban Okulu, ihtişamını kaybetmeden ayakta duran
tarihi bir yapıdır. Okul, zaman zaman etkinliklere ev sahipliği
yaparak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Bakırköy Botanik Parkı
İstanbul’un en büyük parklardan biri olan Bakırköy Botanik Parkı,
çocuk parkları, geniş çimenlik alanlar ve fotoğraf çekilen
gelin-damat çiftleriyle tanınır. Park, E-5 kara yolunun hemen
yanında yer alır.
Beylikdüzü Yaşam Vadisi
Beylikdüzü'nde bulunan Yaşam Vadisi, tam anlamıyla dev bir doğal
alan olup, konser alanlarından Japon bahçelerine kadar pek çok
farklı özellik sunar. Bu devasa parkın tamamlandığında, New
York’taki Central Park’tan daha büyük olacağı söyleniyor.
Belgrad Ormanı
İstanbul’un “akciğeri” olarak adlandırılan Belgrad Ormanı, tarihi
bentleri, çeşmeleri ve doğal güzellikleri ile şehri besleyen önemli
bir yeşil alanıdır. Koşu parkurları ve yürüyüş yolları ile popüler
olan Belgrad Ormanı, doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenler için
idealdir.
Yeşilköy Sahili ve Rönepark
Yeşilköy, İstanbul’un sakin semtlerinden biridir ve sahil boyunca
yürüyüş yapabileceğiniz Rönepark’a ev sahipliği yapmaktadır. Park,
deniz kenarında çay içip kahvaltı yapabileceğiniz huzurlu bir ortam
sunar.
Gülhane Parkı
Topkapı Sarayı'nın arka bahçesi olarak bilinen Gülhane Parkı,
İstanbul’un merkezinde yer alır. Güzel ağaçlar altında yürüyüş
yapıp, çay bahçesinde dinlenmek için harika bir mekandır.
Emirgan Korusu
İstanbul Boğazı'nın yanındaki Emirgan Korusu, her baharda binlerce
laleyle renklenir. Korunun içinde yürüyüş yaparken, İstanbul’un en
güzel manzaralarından birini izleyebilirsiniz.
Bahçeşehir Gölet Parkı
Bahçeşehir’deki Gölet Parkı, şehri terk edip doğayla iç içe bir gün
geçirmek isteyenler için mükemmel bir mekandır. Parkın etrafında
restoranlar ve çay bahçeleri de bulunmaktadır.
Yıldız Korusu
Beşiktaş sahilinden Ortaköy’e doğru yürürken Yıldız Korusu’nda mola
verebilir, ortalama fiyatlarla açık büfe kahvaltı yapabilirsiniz.
Koruda yer alan Malta Köşkü ve Çadır Köşkü, İstanbul'un nadir
huzurlu köşelerindendir.
Maçka Parkı
Maçka Parkı, İstanbul’un tam ortasında yeşil bir vaha gibidir. Hem
yürüyüş hem de piknik yapabileceğiniz bu parkta, teleferikle
İstanbul manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.
Atatürk Arboretumu
Bahçeköy’de yer alan Atatürk Arboretumu, Türkiye’nin ilk canlı ağaç
müzesidir. Doğanın huzur veren atmosferiyle dolu bu arboretum, doğa
severler için mutlaka görülmesi gereken bir alandır.
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi
Ataşehir’de otoyol kavşaklarının arasında yer alan Nezahat Gökyiğit
Botanik Bahçesi, İstanbul'un ortasında adeta bir vaha gibidir.
Türkiye'nin en zengin bitki çeşitliliğine sahip botanik
bahçelerinden biri olan bu alan, her mevsim farklı güzellikler
sunar. Bahçede yıl boyunca düzenlenen çeşitli kurslar ve atölyelerle
keyifli zaman geçirebilirsiniz. Ayrıca, çimlere basmamanızı
hatırlatan tabelalarla gülümsemenizi de garanti eder.
Göztepe 60. Yıl Parkı
Anadolu Yakası’nda, Bağdat Caddesi ve sahil yolu arasında bulunan
Göztepe 60. Yıl Parkı, toplu taşıma ile kolayca ulaşılabilecek bir
yeşil alandır. Rengarenk balıkların yüzdüğü akvaryumlar, mevsimine
göre değişen çiçek bahçeleri ve çocukların keyifle vakit
geçirebileceği oyun alanlarıyla dikkat çeker. Yaz aylarında açık
hava tiyatro etkinlikleri ve konserlere ev sahipliği yaparak, bu
parkı daha da cazip kılar.
Fenerbahçe Parkı
Fenerbahçe Parkı, deniz kenarındaki geniş yeşil alanıyla özellikle
yaz aylarında tercih edilen bir mekandır. Gelin ve damatların
fotoğraf çekimleri için sıkça tercih ettiği bu parkta, kafelerde
oturup manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Fenerbahçe Marina'ya
yakın olan park çevresinde birçok kafe ve restoran bulunmaktadır.
Kadıköy’den Bostancı yönüne giden otobüslerle veya sarı dolmuşlarla
parka ulaşmak oldukça kolaydır.
İdealtepe 50. Yıl Korusu
Maltepe'nin İdealtepe Mahallesi'nde yer alan 50. Yıl Korusu, yürüyüş
ve koşu parkurları, piknik masaları ve çocuk oyun alanlarıyla dolu,
keyifli bir yeşil alandır. Çam ağaçlarıyla çevrili bu park,
serinlemek ve dinlenmek için harika bir yerdir. Ayrıca, gece geç
vakitlere kadar güvenliği ve iyi aydınlatmasıyla aileler için de
uygun bir alandır.
Maltepe Başıbüyük Piknik Alanı
Maltepe'den Sancaktepe'ye giden orman yolunu takip ederek
ulaşılabilen Başıbüyük Piknik Alanı, çam ağaçlarının altında piknik
yapabileceğiniz huzurlu bir yerdir. Burada, mangal yakabileceğiniz
alanlar ve uygun fiyatlarla serpme kahvaltı servisi yapan kafeler
bulunmaktadır.
Polonezköy
İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan Polonezköy, kahvaltı ve
mangal yapmak için en popüler mekanlardan biridir. Yaz aylarında kır
düğünlerine ev sahipliği yapan şık mekanlarıyla ünlüdür. Ayrıca,
Polonezköy’de üretilen sucuklar, etseverler için özel bir tat sunar.
Bu alan, hem doğa ile iç içe vakit geçirmek hem de lezzetli yemekler
yemek isteyenler için harika bir yerdir.
Ekonomi ve Geçim Kaynakları
İstanbul, Türk ekonomisinin en önemli merkezidir. Hem ülkenin ekonomik
belkemiği hem de kalbi sayılabilir. Sanayinin üçte biri, ithalatın
üçte biri, ihracatın beşte biri İstanbul’dan yapılmaktadır.
Türkiye’nin en büyük sanayi, ticaret, ulaşım, reklam ve ekonomik
kuruluşları İstanbul’dadır. İstanbul, gayri safi hâsılasının %40’ını
sanayi, %30’unu ticaret, geri kalanını ise diğer sektörlerden elde
etmektedir. Tarımın payı ise sadece %1’dir. Ayrıca, Türkiye bütçesinin
ana kaynağı İstanbul’dur; toplam vergilerin yaklaşık %37’si
İstanbul’dan toplanmaktadır. İstanbul’u sırasıyla Ankara, İzmir,
Adana, Bursa ve Kocaeli takip etmektedir. İstanbul’da her ailede
ortalama 2 kişi çalışmaktadır.
Tarım: İstanbul’da ekilen arazi az olsa da verimi
yüksektir. Modern tarım yöntemleriyle buğday, arpa, mısır, ayçiçeği
gibi ürünler yetiştirilir. Sebze ve meyve ihtiyacı ise dışarıdan
karşılanır. İstanbul, Türkiye’nin en fazla çiçek tüketen ilidir.
Hayvancılık: İstanbul, Türkiye'nin en çok et ve süt
tüketen şehri olup, hayvan varlığı ihtiyacı karşılamaktan uzak olsa da
önemli bir potansiyele sahiptir.
Sanayi: İstanbul, Türkiye’nin en büyük sanayi
şehridir. Türkiye’deki en büyük 100 sanayi kuruluşunun 42’si
İstanbul’dadır ve sanayi üretimi büyük ölçüde metal eşya, makine ve
techizattan oluşur.
Madencilik: İstanbul’da cam, seramik, tuğla gibi
sanayi hammaddeleri üretilir. Mermer, linyit, kuvarsit gibi madenler
de çıkarılmaktadır.
Balıkçılık: İstanbul, Marmara Denizi ve İstanbul
Boğazı üzerinden Türkiye'nin en önemli balıkçılık merkezi olup, lüfer,
palamut, hamsi gibi balık türleri bulunur. Ancak deniz kirliliği,
balık çeşitliliğini azaltmıştır.
Ulaşım: İstanbul, kara, deniz, demir ve hava
yollarıyla Türkiye’nin en yoğun ulaşım merkezi olup, Türkiye’ye gelen
turistlerin üçte biri İstanbul’dan giriş yapmaktadır. Kara yolu,
demiryolu, denizyolu ve havayolu ulaşımı oldukça gelişmiştir.
-
Karayolu: İstanbul, E-5 karayolu gibi önemli
yolların geçtiği bir kavşak noktasıdır. Türkiye’de kayıtlı motorlu
araçların dörtte biri İstanbul’dadır.
-
Demiryolu: Haydarpaşa ve Sirkeci istasyonları
arasında tren seferleri yapılır. Ayrıca, banliyö hatlarıyla İstanbul
içi ulaşım oldukça aktiftir.
-
Denizyolu: İstanbul Boğazı, önemli bir deniz
ulaşım yolu olup, İstanbul limanı Türkiye’nin ikinci en büyük
limanıdır.
-
Havayolu: Atatürk Havaalanı, yurtiçi ve
uluslararası hava trafiğinde önemli bir merkezdir.
-
İstanbul Boğazı: İstanbul Boğazı, dünyanın en
işlek ve tarihi açıdan önemli su yollarından biridir. Karadeniz ile
Marmara Denizi’ni birbirine bağlar ve 34 km uzunluğundadır.
İstanbul, tarihi, kültürü, sanatı ve doğasıyla dünyanın en özel
şehirlerinden biridir. Hem geçmişin izlerini taşıyan hem de modern
yaşamla iç içe geçmiş olan İstanbul, her ziyaretçisine unutulmaz
deneyimler sunar. Hem bir kültür ve sanat başkenti hem de büyük bir
ticaret merkezi olarak, İstanbul, Türkiye'nin kalbi ve dünya
metropollerinden biridir.
Mihrimah E-Ticaret ve Turizm Şirketi, Türkiye ve
dünya çapında her türlü turistik turu sağlayarak, sizleri unutulmaz
bir seyahat deneyimi yaşamaya davet etmektedir. İstanbul’un tarihi ve
doğal güzelliklerini keşfetmek, bu şehri en iyi şekilde deneyimlemek
için Mihrimah E-Ticaret ve Turizm Şirketi ile seyahatinizi planlayın.
Mihrimah, tüm Türkiye’de anlaşmalı olduğu otellerde size konaklama
hizmeti sunarak, konforlu bir tatil geçirmenizi ve keyif almanızı
sağlar. İstanbul’un eşsiz güzelliklerini keşfetmeye hazır olun,
Mihrimah ile seyahatiniz bir ömre değer olacak!